Korona salgını yüzünden endişe duyan çocuklarınızla nasıl konuşmalısınız?

shutterstock_1319345675 covid-19 doktorn anders åker coronavirus BRIS virus pandemi medicin prata med psykologi hälsa barnen gravid_0

Korona virüsünün tüm dünyayı ve Türkiye´yi nasıl etkilediği malumunuz. İnsanlar bu boyuttaki bir tehlikeye farklı tepkiler vermekte. Daha önceki bir yazımda toplumsal travmadan bahsedip olayın psikolojik yönlerini irdelemiştim PANİK ATAK, TERÖR VE TOPLUMSAL TRAVMA. Elbette tüm yetişkinler gibi çocuklar da olup bitenden endişelenmekte ve korkmaktalar. Destek ve tavsiye için ise anababalarının yardımına ihtiyaç duymakta, normal günlerdekinden daha fazla ilgi ve açıklamayı hak etmekteler.

Bilmemezlik, anı algılayamamak ve kontrol duygusunu yitirmek ve üstüne de en yakınlarındaki insanların endişesini gözlemek çocuklarda korku, kaygı, stress ve güvensizlik yaratıp, nedensiz ağlama nöbetleri, stress, uyku sorunları, yeme içme sorunları, dikkatini toplayamama gibi bir çok başka sorunun ortaya çıkmasına neden olur.

Her çocuk aynı şekilde etkilenecek diye bir genelleme yapmak elbette yanlıştır ancak çocukların, özellikle kırılgan anababalara sahip çocukların daha hassas olduklarını sizlere bildirmek ve tüm çocuklar için doğru bilgiye ulaşmanın onların hakları olduğunu vurgulamak isterim.

Çocuğunuzun stresini hafifletmek, onu rahatlatmak ve korumak için:

  • Öncelikli olarak kendiniz doğru ve gerçekçi bilgiye ulaşın. Bir şeyi bilmeyen elbette onu başkalarına anlatamaz.
  • Çocukların en güvendiği varlıklar anne ve babaları, aileleridir. Onları endişelendiren en ufak olay, anlayıp anlamasalar da, çocukları da endişelendirir, etkiler.
  • Çocuklar hangi yaşta olursa olsun yaşlarına uygun tanımlar ve davranışlar ile bilgilendirilebilirler.
  • Onları bilgilendirmek sadece rahatlatmak ve streslerini azaltmak için değil, aynı zamanda onları korumak ve güçlendirmekle de alakalıdır. Virüs çocuklara da bulaşmakta, çocukları da hasta etmektedir.
  • Bilgi kontrol, kontrol ise güven demektir. Büyük travma yaratan olaylarda genellikle, kontrolü kaybetmek duygusu insanı olumsuz etkileyip stres yaratan bir olgudur. Çocuğunuza vereceğiniz bilgi ve yeti, onun kontrolü bir nebze de olsa eline almasını sağlar.
  • Dürüst ve açık olun. Onun yaşına uygun bilgi vermek, ona yalan söylemekten bin kere daha güçlü bir metoddur.
  • 5, 10 veya 15 yaşında bir çocukla konuşurken aynı şekilde konuşulmaz. Farklı ifadeler, farklı vücut dili, farklı ses tonu vs kullanılır. Küçük çocuklar ergenlere göre, anne babanın verdiği tüm bilgiye inanmaya daha meyilidirler.
  • Kaç yaşında olursa olsun tüm çocuklar sorunun çözülebilmesi için ne yapmaları gerektiğini ve anne ve babanın bir planı olduğunu bilmek isterler. Onlara bunu hissettirin.
  • El yıkamanın, araya mesafe koymanın önemini açıkca, neden ve nasıl sorularını cevaplayarak anlatın.
  • Çocukların davranışları sadece konuşarak ve anlatarak değiştirilemez. Söylediğiniz şeyleri uygulamaları ile göstermeniz ve daha ötesi, kendinizin günlük yaşamınızda uygulamanız gerekir. Çocuklar baka baka öğrenir demiş ya atalar..
  • Her şey çok iyi olacak, bu geçip gidecek gibi teselli verici sözlere elbete ihtiyaç var ancak her söylediğiniz şeye inanarak söylemeniz onu daha gerçekçi kılar. Bazı basmakalıp cümleler korku ve kaygılı anlarda duyulunca sadece sinir bozucudur. Neyi nasıl söylediğinize dikkat edin.
  • Evde yetişkin olan ve dolayısı ile sorumlulukları daha fazla olan sizsiniz, unutmayın.
  • Kendi duygularını yaşamak, onları çocuklarına göstermek zararlı değildir. Tam tersine yarar sağlar. Üzüntünüzü yaşamaktan ama onu çocuğun anlayacağı dille ona anlatmaktan kaçınmayın.
  • Sevgiler paylaştıkça çoğaldığı gibi acılar da paylaştıkça azalır

Saygılarımla

Hasan Durna