Canım Okur

writing-1209121_960_720

Yoğun ilginizden dolayı teşekkür ederim. Onbinlerce ziyaretçi ve 60 civarında ülke. Gerçekten teşekkürler…

İkinci kitabım Sosyal Fobi Kim korkar sosyal fobiden! ocak ayında okurlarım ile buluştu. Orada sosyal kaygı bozukluğu ve nasıl bununla başa çıkılacağını yazdım. İkinci kitabıma da ilk kitaba olduğu gibi, gösterdiğiniz yoğun ilgi için teşekkür ederim.

Makalelerim hakkındaki görüşlerinizi yazmayı unutmayın, onlar, benim ve sizlerin gelişimi için çok değerliler. Tüm amacım, kolay anlaşılır bir dille konuları aydınlatmak ve bunların sizlere yarar sağlayan bilgiler olmasına özen göstermek. Makalelerde, merak ettiğiniz veya katılıp katılmadığınız konular hakkında yorumlarda bulunarak konunun tüm yönleri ile aydınlatılmasını, daha da çeşitlenip geliştirilmesini sağlayabilirsiniz.

Son dönemdeki makalelerimden bazıları şunlardı:

 

Denetimini yitirme ya da çıldırma korkusu 12. panik atak belirtisi olarak sizlere sunuldu. Gayet yoğun yaşanan ve korkutucu olan bir belirti hakkındaki yazı, en çok merak edilen konulardan birisi oldu.

https://panikataksite.wordpress.com/2017/12/29/denetimini-yitirme-ya-da-cildirma-korkusu-panik-atak-belirtileri-12/

 

Ölüm korkusu 13. panik atak belirtisi olup panik atak belirtileri serimin son yazısı idi.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/01/11/panik-atak-belirtileri-13/

 

Sosyal fobi hakkındaki yazım.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/01/21/sosyal-fobi/

 

Sosyal fobi testi sizlere kendinizi test etme imkanı verdi.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/02/18/sosyal-kaygi-bozuklugu-testi/

 

Sosyal fobi nedir sorusunun cevabı bulabileceğiniz bir yazı.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/03/12/sosyal-fobi-nedir/

 

Sosyal fobi ve utangaçlık birbiri ile karıştırılan, birbiri içine geçmiş iki kavramdır. Ayrılmalarının zamanı geldi artık.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/05/05/sosyal-fobi-ve-utangaclik/

 

Sosyal fobiye eşlik eden hastalıklar adlı makalem konuyu aydınlatmakta.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/05/05/sosyal-fobi-ve-utangaclik/

 

Mobbing iş yerinde, okulda, sokakta veya mahallede rastlanan bir problemdir.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/06/17/psikolojik-yildirma-mobbing-uygulayan-baskin-karekterli-kisileri-tanima-ve-onlarla-basa-cikabilme-stratejileri/

 

Can dostlarımız, hayvanlar. Psikolojimizi olumlu etkilediklerini biliyorsunuz elbette.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/07/02/hayvanlar-ve-insan-psikolojisi/

 

Korku ve kaygılarımız hakkındaki yazım.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/08/09/korku-ve-kaygilarimiz/

 

Ekonomik krizler ve psikoloji hakkındaki fikirlerim.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/08/15/ekonomik-kriz-ve-psikoloji/

 

Hepinize yeniden iyi okumalar dilerim

Hasan Durna, uzman psikoterpist.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Reklamlar

Ekonomik kriz ve psikoloji

The graph of fall of the coins. Red arrow down

Maslow insanın gereksinimlerini beş temel kategoride toplamıştır. Ancak en temel ihtiyaçlar giderildikçe sonrasında daha üst seviyede yer alan diğer ihtiyaçlar da giderilebilir Maslowa göre.

  1. Fizyolojik gereksinimler (besin, su, cinsellik, uyku gibi)
  2. Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği gibi)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık gibi)
  4. Saygınlık gereksinimi (kendine ve başkalarına saygı, güven, başarı gibi)
  5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü gibi)

Ekonomik gereksinimlerin karşılanması en temel ihtiyaçlarımızdan birisidir. Bunun bir problem olmaya başladığı veya bu riskin olası olduğu durumlarda bile stres yaşayıp depresyona girebiliriz. Kaygı yaşanıp, panik atakların tetiklenmesi olasıdır.

Kriz odaklı korku nedeni ile kişi yoğun kaygı ve korku yaşayıp öfke ve endişeye kapılabilir, kaçınma ve sakınma davranışları geliştirebilir, isteksizlik ve güvensizlik yaşayıp, kendisini yakın çevresinden soyutlayabilir.

Ekonomik kriz yaşanan dönemlerde eşler arası çatışmalar sonucunda boşanmalarda artış gözlendiği, fiziksel sorunların arttığı, cinsel sorunların uyku bozuklukları ve aşırı stresin gözlendiği bilindik şeylerdir.

Öyle ise ne yapmalı?

  1. Durum ne kadar umutsuz olursa olsun, bunların üstüne bir de ruh sağlığını kaybetmen sorunu daha da çıkmaza sokar. Ancak kendini mutsuz hissetmen, geleceğe ve ailene dair kaygı duyman elbette normal olandır. Önemli olan o düşünce ve duyguları kontrol altına alabilmen.
  2. İşleyen demir pas tutmaz. Fiziki ve mental çalışmalar ruh sağlığını koruyan faktörlerdir.
  3. Korkularınla yüzleşmek seni daha güçlü kılar. Problemlerden kaçmaktansa onları karşılamayı dene.
  4. Ekonomik kriz utanç yaratır. Kişi kendini izole edip zamanla atıl bir sosyal yaşama sahip olur. Daha önce yaptığın şeyleri yapmaya çalışmak, arkadaşlarınla ara sıra da olsa buluşmak önemlidir.
  5. Daha önce yapmış olsan bile kendine günlük bir spor bul. Bir süre sonra kendini daha iyi hissedeceğini biliyorum.
  6.  Günlük yaşamın stresiyle oradan oraya savrulmaktansa bir plan dahilinde hareket etmeye çalış. Gün içindeki kısa molalar zihnin ve vücudun dinç kalmasını sağlar.
  7. Alkol ve benzeri alışkanlıklardan uzak dur. Onlar sorunu sadece daha karmaşık, daha çözülmez kılar.
  8. Alışkanlıklar edin ve onları izle. Alışkanlıklar güven yaratır ve güvense stresin panzehirlerinden biridir.
  9. Olumsuz düşüncelerinin farkına varıp onların esiri olmamaya gayret et.
  10. Olayları olduğu gibi kabullenmek en doğru olanıdır. Ne fazla ne eksik.
  11. Duyguların baskın olmaya başladığında onların esiri olup sadece onlar üzerinden tepki vermemeye gayret göster.

 

Saygılarımla, Hasan Durna

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

 

 

Korku ve kaygılarımız

korkular

Korku ve kaygı türleri

Korkular ve kaygılar farklı türlerde olup farklı şiddette algılanırlar. Bu farklılıklar kişiden kişiye değişse de bunları bir kaç grup içinde kümeleyip, ortak payede tanımlamak olanaksız değildir. Kaygı problemleri bir psikoloğun bir iş gününde en sık karşılaştığı problemlerin başında gelir. Tıp literatüründe sorunlu ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen hali anksiyete olarak adlandırılır. Bazı korkular ise problemli ve tekrar eder hale geldiklerinde fobi olarak adlandırılırlar.

 

Korku:

Bu yazının konusu olan problemler arasında en hafif yaşanan problem, normal olan korkudur. Herkes mutlaka bir şeyden korkar. Bazıları çok, bazıları az korksa da yaşanılan korkuların büyük bir kısmı geçici, günlük yaşamı fazla etkilemeyen, tekrarlama olasılığı düşük korkulardır.

Bunlardan bazıları kaygı yaratabilir. Bu kaygı kısa bir dönem veya kişinin bir sonraki aynı kaygıyı yaratan durumda verdiği olumlu deneyime kadar sürer ve sonrasında yok olur.

Normal hallerde ise insan hiç birşey yapmasa da kendiliğinden azalır ve zamanla kaybolur.

 

Fobi:

Korku anlamına gelen fobi, özel veya genel bir duruma veya bir nesneye karşı hissedilir. Zamana yayılmıştır ve günlük yaşamı olumsuz etkiler. Güçlü bir korku ve tiskinti duygusu yaşanılır.

Diğer rahatsızlıklarla birlikte görülebildiği gibi, tamamen bağımsız dışarıdan bakan birisi için küçük ve önemsiz bir duruma veya nesneye karşı da hissedilir. Agorafobi (meydan yeri korkusu) veya araknofobi (örümcek korkusu), tanatofobi (ölümden korkmak) gibi yüzlerce örnek verilebilir.

Çaresi vardır.

 

Yaygın Kaygı Bozukluğu:

Kaygı korkular ve duygusal kırılganlık kişiyi uzan zamandır takip etmektedir ve sıklıkla bunlar hakkında olumsuz düşünceler ve saplantılar olur. En belirgin özelliği kişinin eğlenceli birşey yapıp huzur dolu bir ortamlarda bulunsa dahi bu sıkıntıyı yaşamasıdır.

Elbette çaresi vardır.

 

Panik kaygısı:

Panik atakları aniden ve sebepsiz yere gelirler diye bilinir. Aslında kitaplarımda belirttiğim gibi bunların bir nedeni, nasıl işlediği ve bizleri ne kadar etkilediği gayet açıktır. Kalp çarpıntısı, ölüm korkusu, terleme ve üşümeler, depersonalizasyon ve derealizasyon, bayılmalar, karın ağrıları gibi 13 belirtisi vardır.

Yoğun ve korkutucu bir korku hissedilir. En yaygın psikolojik rahatsızlıklar arasında üst sıralarda yer alır. Zamana yayılmıştır ve diğer bazı psikolojik rahatsızlıklarla birlikte görülür.

Elbette çaresi vardır. Gereksiz yere yaşamınızı etkilemesine izin vermeyin.

 

Sosyal fobi:

Sosyal durumlarla ilintili, günlük yaşamı aşırı derecede rahatsız eden yogun kaygı ve korkular yaşatan bir rahatsızlıktır. En sık görülen rahatsızlıkların ilk sıralarında yer alır. Sakınmalar ve panik atakları ile birlikte görülür.

Kişiyi büyük bir yalnızlığa ve sosyal yalıtılmışlığa iter. Depresyon stress gibi birçok farklı rahatsızlıklar günlük yaşamı olumsuz kılar.

Elbette tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

 

Takıntı-Zorlantı Bozukluğu (Obsesif-Kompulsif Bozukluk) OKB:

Bazı takıntıları (obsesif) ve zorlantıları (kompulsif) ve onlar etrafındaki ayinleri / düşünceleri nedeni ile yaşanan yoğun korku ve kaygılardır. Kişi ve yakınlarının güncel yaşamını çok olumsuz etkiler. Depresyon, panik atakları gibi bir sürü diğer rahatsızlıklarla birlikte görülür.

Yukarıdaki rahatsızlıklara göre görülme sıklığı daha düşük olsa da yaşanılan acı ve günlük yaşama olan olumsuz etkisi daha yüksektir.

Elbette doğru tedavi ve alıştırmalarla tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB):

Çok yoğun korkuların yaşandığı, intihar olasılığının diğer kaygı problemlerine göre daha yüksek seyrettiği, yaşayan insanlar için korkunç olan bir rahatsızlıktır.

Bir kaza sonrasında, uzun süreli şiddet veya mobbing yaşayan insanlarda vs vs görülebilir. Yoğun korku, o anı veya korkuyu günbegün yaşama gibi belirtiler içerir. Uykusuzluk, aşırı sinir, iştahsızlık halleri gözlenir.

Ne kadar korkunç olursa olsun elbette çaresi olan bir rahatsızlıktır.

 

Gereksiz yere harcanan para ve zaman, aşırı veya bilinçsiz ilaç kullanımına bağlı komplikasyonlar, sosyal ve ekonomik zorluklar gibi birçok sorunun doğru tedavi yöntemleri ile zamanında engellenebileceğini unutmayın. Bilimsel ve sınanmış tedavi türleri dışında öneri yapan dolandırıcılarda uzak durursanız ve önerilen tedavi proğramını harfiyen izlerseniz kısa sürede bu problemlerinizden kurtulacağınızı veya büyük oranda o korku ve kaygılarınızla başa çıkar hale geleceğinizi biliyorum. Aklın yolu birdir.

Saygılarımla, Hasan Durna uzm psikoterapist.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

 

 

 

Hayvanlar ve insan psikolojisi

untitled.png

Depresyon ve kaygı bozukluklarının göstergelerinden birisi de isteksizlik ve iştahsızlıktır. İnsanın iç bulanıklığı, kendini kötü hissetmesinin yanında bir bıkkınlık, yılgınlık yaşaması da olası görülen şeylerdendir. İştahsızlık, uykusuzluk, yorgunluk gibi bir sürü rahatsızlık günlük yaşamda görülür. 

Bu durumdaki bir insanın gülücükler dağıtması, eşi dostu ile görüşmesi, üstüne başına çeki düzen vermesi elbette çok kolay değildir.

Arkadaşlar, aile bireyleri ne kadar destek vermeye çalışsalar da onların beklentilerine cevap vermek, onları kırmadan reddetmek veya onlara, onlar hakkında hissettiklerini tam olarak söylemek kolay olmayabilir.

Ev hayvanlarının sağlık merkezlerinde, bakımevlerinde kullanılması bir çok ülkede gittikçe yaygınlaşan bir uygulamadır. Kediler ve köpekler gibi hayvanların hastahane koridorlarında görülmesi elbette bir amaca hizmet etmekte, hastanın yaşam koşullarında iyileştirmeler yaratmak.

Hayvanların psikiyatri kliniklerinde kullanılması diğer kliniklere göre biraz daha geç olmuştur. Ancak bu geç tanışıklık onların daha az yararlı olduğu anlamına gelmemektedir. Tam tersine hayvanların özellikle depresyon ve kaygı bozuklukları ile mücadelede büyük yararlar sağladıkları gözlenmektedir.

untitleddf

 

Peki bunun sebebi nedir? Önemli bir sebep hayvanların gösterdikleri karşılıksız sevgidir. Küçük bir hayvanın gösterdiği sevgiye karşılık vermemek bir yakının gösterdiği yakınlığı reddetmekten daha zordur. Gösterilen küçük bir sevgi genellikle havvan tarafından hemen cevaplanır.

Hayvanlar birçok psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte görülen, o kendini yalnız hissetme, acısını hafifletir. Bir araştırmaya göre köpek sahibi Avustralyalıların komşuları ile daha fazla sosyal kontak kurdukları tespit edilmiştir. Özellikle her gün dışarı çıkarılması zorunlu olan ev hayvanları olanların, daha sosyal ve fiziksel aktif oldukları gözlenmekterdir. Sadece bir hayvanın başını okşamanın bile kişinin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azalttığını biliyor muydunuz?

Ev hayvanları olanlarda daha kaliteli uyku, daha az hastalığa kapılma riski, daha az stres ve daha iyi kondisyon gözlemlenmiştir. Hatta evinde akvaryumda balık besleyenlerde bile daha harmonik bir yaşam tarzı, daha doğru nefes alıp verme alışkanlıkları tespit etmekteyiz.

Bir yaşayan canlı ile kurulan o inanılmaz derin sevgi bağı, hayvan sahibinde sorumluluk alma bilincini, başkaları ile empati kurma yetisini arttırıp kişiye durduk yere kendini mutlu hissedebilmesi şansını sunar.

Bir hayvan sahibi olanların hemen anlayabileceği bir şeyden bahsedeyim. Bir hayvanın insanın üzgün olup olmadığını anlayabildiğini, kanser vakalarını erken teşhis edebilecek koku alma yeteneğine sahip olduklarını, depresyonu koklayıp alıştırmalarla panik atakları esnasında yardım edebildiklerini biliyor muydunuz.

Bir hayvana evini açmak, onunla iletişime geçebilmek çok önemlidir. Sadece psikolojik rahatsızlıklardan korunmak için değil, yaşamda karşılıksız sevginin en basit düzeyi ile nasıl hissedilebileceğini anlamak için bile o sevimli dostlarımızı ihmal etmeyin. Siz kendiniz için olmasa da çocuklarınız için bir ev hayvanı edinin bence.

Hasan Durna, uzman psikoterapist.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/kitap/kim-korkar-panik-ataktan/407637.html&filter_name=hasan%20durna

 

 

 

 

Psikolojik yıldırma / mobbing uygulayan baskın karekterli kişileri tanıma ve onlarla başa çıkabilme stratejileri.

mobbing

Mobbing aslında türkçede yıldırma taciz etme, bezdirme gibi kelimelerle ifade edilebilen, bir kişi ya da grubun, başka bir kişiye mevcut gücünü ya da pozisyonunu kötüye kullanılarak; süregelen veya kısa süreli şekilde psikolojik şiddet, baskı, taciz, aşağılama, tehdit vb. yolları ile duygusal ve sosyal saldırıda bulunması halidir.
Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın, bir şakanın hedefi olmasıyla başlar her şey. Tacizci ima ve alay ile karşısındakinin toplumsal itibarını düşürmeyi de içeren saldırgan bir ortam oluşturarak onu psikolojik yıkıma ve bıkkınlığa sürüklemektedir. Bu durum bir işyerinde olabileceği gibi bir okulda, bir evde, sokakta veya alışveriş yapılan bir yerde bile olabilir.
Uzun dönemli durumlarda taciz edilen kişi strese mazur kalıp fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar yaşayabilir. Öfke kontrolü problemleri yaşayıp yalnızlaşmaya, kendine veya başkalarına zarar verme eğilimleri geliştirmeye başlayabilir. Uykusuzluk, utanç, huzursuzluk, benlik duygusu zayıflığı, paronaya, tükenmişlik sendromu, aile içi çatışmalarına neden olabilir. Bıkkınlık nedeni ile bulunduğu iş veya okulu bırakma noktasına gelebilir.
Bu durumun arkasındaki psikolojik ve sosyal temeller nelerdir? Nasıl tespit edilip nasıl başa çıkılabilir? Panik kaygı bozukluğu, sosyal fobi ve diğer psikolojik rahatsızlıkları yaşayan insanlar bu durumdan nasıl etkilenirler? Bu onların zaten hassas olan duygusal dengelerini daha da bozar mı?
Başka bir insanı etkisi altına almak ve bezdirmek isteyenlerin ilk kullandıkları metod; görmemezlikten gelmektir.
Kişi bir şekilde unutulur, duyulmaz veya görülmez. Böylece onun fikirleri ve varlığı yok sayılır, hiçe indirgenir.
Ne yapmalı: Görülen her tuhaf durumu normalleştirmemek, o durumu karşısındakine sözlü olarak belirtmek ilk adımdır. “Niçin konuşurken bana bakmıyorsun, niçin başka bir iş arkadaşım daha yüksek ücret alıyor?” gibi. Sosyal durumlardaki olası senaryoları kurgulayıp olası stratejilerin alıştırmasını yapmak önemlidir. O anda herhangi bir cevap veremiyorsan bile, daha sonra tek başına veya başka birisinin yardımı ile geri gelip o durumu görünür kılınmalısın. Olayların ve o tuhaf şeylerin geçip gitmesine izin verme.
Başka bir metod küçük düşürmektir.
Kişiye gülünüp dalga geçilir, onun yaptığı şakalar ve esprilere gülünmez. Ne söylediğinden ziyade saçma bir ayrıntıya odaklanılıp konu dağıtılır.
Ne yapmalı: Konunun özüne sadık kalan sorular sorarak tacizcinin yaptığı konuyu dağıtma girişimini berteraf edebilirsin. “Ne demek istiyorsun, bu kadar dalga geçilecek ne var?” gibi, “Bana böyle saçma bir şaka yapamazsın, çekil buradan!” gibi kısa cevaplarla bu saçmalığın bitmesi gerektiğini de belirtebilirsin. Komik olan ne gibi bir sorudan sonra tacizciyi konunun özüne dönmeye zorlayabilirsin.
Bir diğer metod bilgi gizleyerek kişiyi olan bitenden ayrı konuma düşürmektir. Birdenbire yapılan toplantılar, kaybolan notlar gibi şeyler kişinin daha az bilgiye ve böylelikle daha kontrolsüz bir konuma düşmesine neden olur.
Ne yapmalı: Aceleye gerek yok, Hiçbir şeyin oldu bittiye gelmesine izin verme. Cevaplayamadığın soruları daha sonra cevaplayacağını söyle. Son anda ve hazırlık imkanı verilmeden yapılan tartışmaların sağlıklı olmadığını belirtip alınak istenen kararın, sen kendi görüşünü oluşturana kadar bekletilmesini iste.
Yine bir başka metod ise kişi ne yaparsan yapsın, o yapılanın asla doğru olmaması, hep bir kusur bulundurması veya, ama şu şekilde yapsak daha iyi olmaz mı, sorusunu içermesidir.
Ne yapmalı: Kendi sesine kulak verip yanlış dahi olsa inandığın şeyi savun. Sadece kişiye değil bu hep süregen senin dediklerini, yaptıklarını küçümseyen duruma dikkat çek ve bu duruma saldır. Kelime ve davranışlarını seçerek konuları ciddi ve vurucu bir ifade ile ele al.
Sonuncu teknik ise tacizcinin bir şekilde konuyu, ama sen de çok abartıyorsun, vah vah yazık, sen hakikatten bir burnunun dikine giden bir insansın gibi suçlayıcı ifadelerle madurun üstüne yıkarak onda utanç ve suçluluk yaratması durumudur.
Ne yapmalı:  Suç suçlu  olanındır, senin değil. Elbette utanmak ve suçluluk hissetmek doğaldır ancak bunun bir abartı oluğunu algılayıp gerektiğinde hakkını almak için savaşman gerektiğini kendine bellet. Bu durumda ne yapman gerektiğini, kimlerden destek alabileceğinin hesabını yap.
Unutulmaması gereken şeyler mobbing uygulayanların genellikle kendilerinin de aslında çoğunlukla mobbinge maruz kalmış bireyler oldukları, bu grupta narsist ve önyargılı kişilik özelliklerine sahip olan bireyleyin yoğun olduğudur. Buna maruz kalanların kendisine anlamsız ve tuhaf gelen emirleri yazılı olarak almaları, varsa destek alabilecekleri bir iş sınıf arkadaşlarına anlatıp destek bulmaları, gerektiğinde psikolojik, tıbbi ve yasal desteği alabileceği insanlara nasıl ulaşabileceklerini planlamaları yararlarına olur.
Saygılarımla
Hasan Durna

Sosyal fobi ve eşlik eden diğer hastalıklar

sosyal fobi ve.jpg

Sosyal fobi bir toplumda en sık görülen psikolojik rahatsızlıklardan birisidir. Sosyal fobi genellikle bir veya (genellikle) birden çok psikiyatrik bozuklukla birlikte görülür. Yapılan araştırmalara göre sosyal fobili kişilere yaşam boyunca başka bir psikiyatrik bozukluk teşhisi konulması sıklığı % 69-92 civarındadır.  En sık görülen diğer bozukluklar: Yaygın fobi (% 60) agorafobi (% 45) panik bozukluğu (% 36) tssb (% 46). Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı (% 18) yüksektir. İntihara meyil oranı (% 18) civarındadır. % 40 civarında gözlemlenen depresiv bozukluklar, şizofreni, otizm v.s. sosyal fobinin ne derece karmaşık ve yaygın bir bozuluk olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu rahatsızlıklardaki ortak noktaların, kişinin öz güven eksikliği duygusuna ve geliştirdiği gerçekçi olmayan olumsuz düşünce kalıplarına dayalı olduğu tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar genel sosyal kaygı bozukluğu teşhisi konulan kişilerin özgül sosyal fobi teşhisi konmuş kişilere göre diğer psikiyatrik bozukluk, eşlik eden hastalık riskinin daha yüksek olduğunu vurgulamaktadır. Sosyal fobi ile birlikte görülen diğer bozuklukların kişinin iyileşme sürecini olumsuz etkilediği aşikardır.

Sosyal fobinin kişiyi olumsuz etkileyip birçok psikiyatrik ve sosyal bozukluğa yol açtığı bilinmektedir. Birçok araştırma sosyal fobi teşhisi konulmuş kişilerdeki eğitim düzeyi düşüklüğünü göz önüne koyarken bazı araştırmalar ise tam tersini vurgulamaktadır. Birçok hastanın yaşanılan yoğun kaygı ve utanç dolayısı ile eğitimini yarıda bıraktığı, entellektüel kapasitesinin altında yer alan, ekonomik getirisi daha az ve diğer meslek gruplarına göre daha zorlu meslek seçimlerinde bulunduğu tespit edilmiştir. Batı avrupa ülkelerini kapsayan bir araştırma, sosyal fobi teşhisi konmuş hastalardaki işsizlik ve işsizlik yardımına başvurma yüzdesinin yüksekliği, yukarıdaki tanıyı doğrulamaktadır. Yine gözlemlenen bir başka fenomen ise sosyal fobili hastalarda gözlemlenen alkol bağımlılığı oranının diğer gruplara göre daha yukarılarda seyretmesidir. ”Yumurta mı tavuk tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan?” ikilemi ile özetlenebilecek bir durum olan, sosyal fobi bozukluğu teşhisi konmuş birçok insanın toplumda ekonomik, sosyal psikolojik ve fiziksel rahatsızlıklara maruz kalması gerçeği, tedavi öncesi ve sonrası sürecinde göz ardı edilmemelidir.

Saygılarımla…

Hasan Durna

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html