Panik atak veya kalp krizi

 

Panik atak ve kalp krizini birbirlerinden nasıl ayırabilirsiniz. Videoyu izleyin.

/Hasan Durna

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

 

 

Sosyal fobi belirtileri nelerdir?

fobi.jpg

Bu yazı ilk olarak http://www.kimkorkarsosyalfobiden.wordpress.com adlı sitede yayınlanmıştır.

Sosyal fobinin belirtileri fiziksel belirtiler, duygusal belirtiler, bilişsel belirtiler ve davranışsal belirtiler olarak gruplandırılır. Tüm diğer kaygı bozukluklarında olduğu gibi aynı kökenli ve aynı türden belirtiler olduğu gibi sosyal fobiye özgü belirtiler vardır. Aşağıda bir kaç belirtiyi sıralayalım.

Daha önceki ‘panik atak belirtileri’ yazı dizimdeki 13 yazımda ve kitaplarımda bu ve bu gibi belirtilerin niçin, nasıl ve ne kadar süre ile ortaya çıktığını, bunlarla nasıl baş edilebileceğini ayrıntıları ile anlattım. Burada yenilemek istemiyorum. İlgilenenler yazılarımda ve kitaplarımda daha detaylı bilgiye ulaşabilir.

Kısaca sosyal fobi belirtileri:

Baş çene ve göğüs ağrıları

Kalabalıklardan kaçınma

Kendi ve olası durum hakkında olumsuz düşünceler

Korku, utanç, kaygı ve öfke hissetme

Kızarmak

Terlemek

Göz teması kurmaktan kaçınmak

Kalp çarpıntısı

Titremek

Baş dönmesi, bayılacakmış gibi olma hissi

Gözü hiçbir şeyi görmemek, sadece olumsuza odaklanmak

Karın ağrısı ve mide bulantısı

Çişinin geldiğini hissetmek

Ses kısılması ve ses titremesi

Göz seğirmesi

Yukarıda sıralanan belirtiler sosyal fobi ile birlikte görülen belirtilerdir. Yine panik atak yaşama olasılığının yüksek olduğunu belirtir kitaplarımdaki ve yazılarımdaki o bölümleri okumanızı tavsiye ederim.

Agorafobinin ve depresyonun yüksek oranda eşlik eden hastalıklar olduğunu belirtir ve o konular hakkında da bilgi sahibi olmanızı öneririm.

Bu belirtilerle başedebilmek için birçok şey yapılabilir. İnanın bunlarla başa çıkmak sandığınız gibi imkansız değil.

Saygılarımla, Hasan Durna

http://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

ÖLÜM KORKUSU

work on paper by Laurie Lipton

ÖLÜM KORKUSU, PANİK ATAK BELİRTİLERİ 13

Panik atak, yoğun ürkütücü şoke edici ve korkutucudur ancak tehlikeli değildir. Kimilerine göre en korkutucu belirti, ölüm korkusu yaşamaktır. Bu durum ne kadar korkutucu olursa olsun tehlikeli değildir, ölümcül problemler yaratmaz. Panik atak köken olarak kadim yunancadaki Pan sözcüğünden, yani yoğun korku, yıkıcı, terörize edici kökeninden gelir.

Bu belirti de diğer belirtiler gibi bir süre sonra kendiliğinden geçer ve kaybolur. Kitabım “Kim korkar panik ataktan!“ da sana önerdiğim kendi kendine tedavi programı ile bu problemle nasıl 8 adımda başa çıkıp bu problemi kontrol edebileceğini öğrenebilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre on üçüncü ve sonuncu belirti “ölüm korkusu” dur.

Daha önce yazdığım bir yazı bu durumu yeterince açıklamakta. Buyrun.

“PANİK ATAK VE ÖLÜM KORKUSU

Ölüm, korkusu her bilinçli canlının belirli bir yaştan sonra hissettiği bir korkudur. Buna sadece korku olarak bakmak yanlış aslında, her insanda görülen varoluşunu sorgulama da diyebiliriz. Abartılı hallerde “thanatafobi” olarak adlandırılan bu korku, bazı durumlarda başka birine zarar vermekten korkma olarak da görülebilir. Ne olursa olsun stres dolu bir günlük yaşam, korku dolu saatler, uyku ve yeme-içme sorunları, asosyallik ve elbette kötü bir yaşam kalitesi / düşük savunma mekanizması olarak gözlenir.

Panik bozukluğu ve panik atak sorunu yaşayan insanlar için sorun (özellikle ülkemizde) daha belirgin ve rahatsız edicidir. Çoğu insan bu korkuyu çok yoğun yaşamakta ve bu yüzden hastahanelere doktorlar başvurmakta, yakınları ile birlikte bu çileyi çekmektedir. Korkunun yoğunluğu kendisini kalp atış hızı ile, soluk alıp vermedeki düzensizlikle, göğüs kafesindeki sıkışma daralma hissi gibi birçok fiziki belirti ile onaylanmakta ve büyümektedir. Dini öğretilerde huzur bulmaya çalışmak, ilaçlar ile kendini sakinleştirmeye çalışmak, alkol vs ile bu korkuyu unutmaya çalışmak, kaçınma davranışları geliştirme gibi bir çok yol denenmektedir. Özkıyım (intihar) eğilimi ve denemelerine de rastlanmaktadır.

Ne yapmalı:

  • Ölüm eninde sonunda hepimizin karşılaşacağı doğal bir olay. Zengin fakir, genç yaşlı vs farketmeden hepimizin nihayetinde karşılaşacağı bir gerçek. Bundan korkmak doğal, ancak unutma; bu yazıyı okuduğun şu anda hala yaşıyorsun.
  • Ölüm, nefes alıp vermeyi kestiğimiz ve içinde bulunduğumuz anı yaşayamadığımız bir durumdur. Yani yaşamın tam tersi. Bulunduğun anı yaşamaya çalışıp, sadece seni rahatsız mutsuz kılan şeylere odaklanmaktan vazgeç. Unutma! Gelecekte olabilecek olan şeyler olmamış olan ve geçmişte olmuş olan şeyler ise geçip gitmiş olan şeylerdir.
  • Ölüm korkusu ona hazırlıklı olmakla, onu karşına almakla da hafifletilebilir. Vasiyetnameni yaz, cenazenin nasıl kaldırılacağını, ceneze merasiminde ne yapılmasın istediğini yaz. O korkutucu anı yapıcı bir şekilde düşünmek, planlamak o korkuyu azaltıp normalleştirir.
    * Yarın öleceğini bilseydin ne yapmak, kime ne söylemek isterdin? Bunları yapabilir misin, söylemek başarmak istediklerini yapmak için çabalayabilir misin? Ne bekliyorsun öyleyse? Sürekli ertelemek içine atmak iyi değildir.
  •  Para pul, mal ve mülk gibi şeylere bağlanıp kalmaktansa içsel ve yaşam kalitesini yükseltici değerlere önem vermeye çalış.
  •  Dini duygular öğretiler sana güç veririyor mu? Niçin o konular hakkında bir imamla, papazla, hahamla konuşmayasın? Belki de dine inanmıyorsun. Yine de sana güven ve varoluşunu sorgulamanda yardımcı olacak şeyler, kişiler vardır. Onlarla irtibata geçebilirsin.
  • Yalnızlık bu korkuyu ve varoluşsal çelişkiyi dayanılmaz kılar. Sorundan kaçmadan, sevdiklerinle zaman geçirmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek, yani dostluklar kurmak için çabalamak, sevip sevildiğini görmek veya göstermek, günlük yaşama anlam katan meşgalelerle uğraşmak bu korkuyu azaltır.”

Bu belirti ve korku öne çıkıp bir kaçınma davranışı haline gelirse olduğundan daha yıkıcı daha korkutucu ve daha kalıcıdır. Belirli bir sağduyuyu bulmaya çalışmak, bunun üzerine yapıcı şekilde konuşmak, gerektiğinde odak değiştirme, soluk alıp verme (kitaptaki dörtlü tekniği) ve yine kitaptaki DNA tekniğini uygulamak önemlidir. Unutma, başaracaksın!

Yeni kitabım “Sosyal Fobi. Kim korkar Sosyal fobiden!” serinin ikinci kitabı olarak sizlerle buluşmak üzere.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla…

Hasan Durna

DENETİMİNİ YİTİRME YA DA ÇILDIRMA KORKUSU – PANİK ATAK BELİRTİLERİ 12

Çıldırmak

DENETİMİNİ YİTİRME YA DA ÇILDIRMA KORKUSU

Panik atak, yoğun, ürkütücü, şoke edici ve korkutucudur ancak tehlikeli değildir. Daha önceleri yazdığım gibi, panik atak kadim yunancadaki Pan sözcüğünden, yani yoğun korku, yıkıcı, terörize edici kökeninden gelir. Ne kadar korkutucu olursa olsun tehlikeli değildir, ölümcül problemler yaratmaz.

Yanlışlıkla çalan çalar saat, kendi kendine öten araba alarmı, pili bitince bağıran yangın alarmı gibi bir şeydir. Kesinlikle bir süre sonra kendiliğinden geçer ve gider. Kitabım “Kim korkar panik ataktan!“ da sana önerdiğim kendi kendine tedavi programı ile bu problemle bilinçli bir şekilde, 8 adımda başa çıkabilir bu problemi nasıl kontrol edebileceğini öğrenebilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre on ikinci belirti “denetimini yitirme ya da çıldırma korkusu” dur.

Bu belirti kişinin yoğun korku ve kaygı duyarak kontrolünü kaybetmeye başladığı hissi ve kendisinde çıldırma emareleri görmesi şeklinde ortaya çıkar. Bu belirti yine daha önce belirttiğim gibi, bilişsel alt kümede yeralır. Bilişsel alt tipin özelliği soluklanma ve  beklenti kaygısının domine eden özellik olmasıdır.

Doğru nefes alıp vermenin önemini birçok kez vurguladım. Vücutta oluşan  karbon ve oksijen dengesizliklerinin nasıl gerçekdışılık duyguları ve bilişsel karmaşaya neden olduğunu açıkladım. Daha önceki yazılarımda ve kitapta ayrıntıları ile bu mekanizmanın nasıl işlediğini irdeledim.

Elbette, vücuttaki kaç veya saldır mekanizmasının aniden işletilmesine ve bunun ardılı yoğun korku ve kaygıya dayalı belirtilere odaklı insanın şoke olması beklenen bir şeydir. Şoke olan insan ne yapar? Korkar, kontrolünü kaybetmeye başlar ve neredeyse paralize olup olduğu yerde kalakalır.

Kişinin yükselen kan basıncı, hızlanan kalp atışları, anaormal hızlı soluk alıp vermesi vs nihayetinde muğlak hafızaya, bulanık görmeye başlayan gözlere, kekeleyen dile, pek iyi duymayan kulaklara, duyduğunu anlamayan beyne, kendinden şüphe edip kendi benliği ile olan bağlantısını yitirmeye başlayan duygu durumuna dek götürür insanı.

Ne yapmalı?

  • Bu durum kaç veya saldır mekanizmasına bağlı bir savunma mekanizmasıdır, kısa süreli ve geçicidir.
  • Stres ile baş etmeyi öğren.
  • Delirmek veya kontrolünü kaybetmek üzere değilsin.
  • Uykuna ve yemek öğünlerine dikkat et. Ne yeyip ne içtiğin bu belirti türü için çok önemli.
  • Nefes alıp vermeyi öğren. Dörtlü tekniği adını verdiğim derin nefes alma tekniğini uygula. Bu çok etkili bir yöntemdir.
  • Alkol alarak sorunu çözdüğünü sanma. Alkol ve sigaradan uzak dur. Aşırı kahve ve çay tüketme. Fazla şekerli besin ve içecekleri tüketme.
  • Odak değiştirme alıştırması yaparak içine düştüğün olumsuz sarmalı kırmaya çalış.
  • Güvence aramaktan ve kaçınma davranışları göstermekten vazgeç.
  • Sakin bir yere oturarak nefes alıp verme alıştırmasını uygula.

Ne kadar korkunç ve anlamsız görünse de bu başlık altındaki belirtiler vücudun, kişiyi sadece ve sadece tehlikeden (stress ve kaygı) korumak amacı ile bulduğu birer savunma mekanizmasıdır.

Öyle ise sakin olup atak anının geçmesini beklemek, o sırada doğru tekniklerle nefes alıp vermeyi düzenlemek, duygular ve düşünceleri dizginleyebilmek önemlidir. Zor gibi görünse de başarabileceğine olan inancım çok yüksek.

Kendine bir şans ver!

http://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla, Hasan Durna

 

 

CANIM OKUR

writing-1209121_960_720

Mart ayından beri seslenmemişiz birbirimize.

Yoğun ilginizden dolayı teşekkürler ve tüm sorularınıza yetişemediğim için kusuruma bakmayın. 14000 ziyaretçi ve 50´nin üzerinde ülke. Gerçekten teşekkürler…

Dediğim gibi, bunun illaki benim ve kalemimle alakası olmasına gerek yok. Bahsedilen konunun (panik atak ve onunla kendi başına başa çıkabilme yetisi) önemi ve bu alandaki doğru, bilimsel ve gerçekten işe yarayan bilgiye dair açlık başka bir neden olabilir.

İkinci kitabımda sosyal fobi / sosyal kaygı bozukluğu ve  nasıl bununla başa çıkılacağını yazdım. Umarım yılbaşından önce matbaadan çıkartırım kitabı.

Makaleler hakkındaki görüşlerinizi bildirmeyi unutmayın, onlar, benim ve sizlerin gelişimi için çok değerliler. Tüm amacım, kolay anlaşılır bir dille konuları aydınlatmak ve bunların kişiye yarar sağlayan bilgiler olmasına özen göstermek. Makalelerde, merak ettiğiniz veya katılıp katılmadığınız konular hakkında yorumlarda bulunarak konunun tüm yönleri ile aydınlatılmasını, daha da çeşitlenip geliştirilmesini sağlayabilirsiniz.

Son dönemdeki makalelerimden bazıları şunlardı:

 

Bilişsel davranışçı psikoterapi:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/04/05/panik-atak-tedavisi-ve-bdt-bilissel-davranisci-psikoterapi/

Yaşam kalitesi:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/05/30/gulmek-yasam-kalitesini-arttirir-yasamini-uzatir/

Bul karayı al parayıcılar:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/04/24/kendinize-mukayyet-olun-ha-benden-soylemesi/

Hastalık hastalığı:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/07/25/panik-bozuklugu-panik-ataklari-ve-hastalik-hastaligi-hipokondri/

Az bilinen bir hastalık, Beden Dismorfik Bozukluğu:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/08/04/beden-dismorfik-bozuklugu/

Panik atak belirtileri serisi:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/09/06/panik-atak-belirtileri-1/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/09/12/panik-atak-belirtileri-2/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/09/17/panik-atak-belirtileri-3/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/09/21/panik-atak-belirtileri-4/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/09/28/panik-atak-belirtileri-5/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/10/05/panik-atak-belirtileri-6/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/10/23/panik-atak-belirtileri-7/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/11/01/panik-atak-belirtileri-8/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/11/11/panik-atak-belirtileri-9/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/11/21/panik-atak-belirtileri-10/

https://panikataksite.wordpress.com/2017/12/02/gercekdisilik-ya-da-kendine-yabancilasma/

SSRİ ilaçları:

https://panikataksite.wordpress.com/2017/10/03/ssri-ilaclari-hakkindaki-onyargi-veya-beklentiler-ilacin-etkisini-azaltip-cogaltiyor/

Saygılarımla…

Hasan Durna

GERÇEKDIŞILIK YA DA KENDİNE YABANCILAŞMA

derealizayson-depersonalizasyon

GERÇEKDIŞILIK YA DA KENDİNE YABANCILAŞMA (DEPERSONALİZASYON VE DEREALİZASYON) PANİK ATAK BELİRTİLERİ 11

Ne demiştik, panik atak, yoğun ürkütücü ve şoke edici ve korkutucudur elbette ancak tehlikeli değildir. Daha önceleri yazdığım gibi, panik atak kadim yunancadaki Pan sözcüğünden, yani yoğun korku, yıkıcı, terörize edici kökeninden gelir.

Ancak tehlikeli değildir, yanlışlıkla çalan çalar saat, kedi geçince öten araba alarmı, pili bitince bağıran yangın alarmı gibi bir şeydir. Bir süre sonra geçer. Kitabım “Kim korkar panik ataktan!“ da sana önerdiğim kendi kendine tedavi programı ile bu problemle 8 adımda başa çıkabilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre on birinci belirti “ Gerçekdışılık (“derealizasyon”, gerçekdışı olma duyumu) ya da kendine yabancılaşma (“depersonalizasyon”, kendinden kopma duyumu).” dur.

Daha önce 31 ocak 2017 tarihli  ‘depersonalizasyon ve derealizasyon’ adlı yazımda https://panikataksite.wordpress.com/2017/01/31/depersonalizasyon-ve-derealizasyon/ bu konuyu incelemiştim.

Bugün konu hakkında biraz daha fazla bilgi vereyim.

Öncelikle o DSM kriterlerine göre kendi başına tanımlanabilir bir tanı olanından ayırmalıyız. Benzerlikler gösterse de farklılıklar da mevcuttur. 31 ocak tarihli yazımı okuyun lütfen.

Yazımızın konusu olan gerçekdışılık ve kendine yabancılaşma belirtileri panik atak belirtileri arasında görülme sıklığı sıralamasında, orta sıralarda yer alır. Genellikle yoğun korku endişe eşlik eder.  Bu korkular içinde, çıldırmaktan, kontrolünü kaybetmekten korkmak ilk sırada yer alır. Yine dikkat dağıklığı, zihin bulanıklığı, yoğun çaresizlik ve ümitsizlik gibi belirtiler yaşanır.

Gerçekdışılık ya da kendine yabancılaşma durumları panik bozukluğu tanısının bilişsel alt tipi içerisinde yer almaktadır. Bu alt tipin belirgeçleri arasında yüksek beklenti kaygısı ve solunum bozuklukları sayılabilir. Kendi sağlığı hakkında duyulan kaygı çok az ya da yok seviyesindedir. Başka bir yazıda bu alt türleri ayrıntılı olarak yazarım.

Başlangıç yaşı, cevresel sorunların yoğunluğu, kaçınma davranışları ve düşünme kalıpları bu durumu olumlu veya olumsuz olarak etkiler. Derealizasyon ve depersonalizayonu tetikleyen faktörler: yaşanan travmatik bir olay, uzun ve yoğun dönemli stres, kişilik yapısı, bazı uyuşturucu maddelerinin kullanımı, çok aşırı ve uzun süreli alkol kullanımı ve bazı hallerde yaşanan çarpmaya bağlı beyin travmaları sayılabilir. Yoğun kaygı ve depresyonun da bu durumu tetikler olduğunu biliyoruz. Görülme sıklığı kadın ve erkeklerde eşittir. Panik kaygısı bozukluğu, saplantı takıntı bozukluğu, panik atak, travma sonrası stres bozukluğu ve depresyona psikiyatrik belirti olarak eşlik edebilir veya bu bozukluklarda görülen bir durum olabilir.

Kitaptaki ve yazılarımdaki soluk alıp verme, kan basıncı ve kandaki oksijen karbonat seviyeleri ilgili bölümleri yeniden oku. Korkuya odaklanma ve beklenti kaygısının sonuçlarını irdele.

Ne yapmalı:

  • Bu durum bir savunma mekanizmasıdır ve çoğu hallerde kısa ve geçicidir.
  • Sizde bir hata kusur olduğunu kabullenmeyin. Delirmek veya kontrolünüzü kaybetmek üzere değilsiniz.
  • Uykuna ve yemek öğünlerine dikkat et. Çok önemli.
  • Sen strese sokan, alışkanlıklarından caydıran şeylerden kaçın.Stres ile başa çıkmak çok önemli, onunla baş etmeyi öğren. Hangi durumlarda stresin artıyor, heyecanına yenik düşüyorsun?
  • Günlük fiziksel egzersizler edin.
  • Özellikle alkol ve sigaradan uzak dur.
  • Aşırı kahve ve çay tüketme.
  • Gününü planla ve özellikle sana neşe veren, güç veren kişilerle, şeylerle meşgul olmaya çalış.
  • Kaygı ile başa çıkmayı öğren.
  • Yoğun korku seni, sonu belli bir karanlık tünele sokar. Odak değiştirme alıştırmalarını uygula. Tüm duygu ve dikkatini panik atak belirtilerine yoğunlaştırmak seni çok yorar.
  • Kim ve ne olduğunu bilerek, kendini kabullenmeye çalış.
  • Depersonalizasyon ve derealizasyon anında, odaklanma ve odak değiştirme alıştırması yaparak içine düştüğün olumsuz sarmalı kırmaya çalış.
  • Güvence aramaktan ve kaçınma davranışları göstermekten vazgeç.
  • Kendine güvenmeyi unutma.

 

http://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla…

Hasan Durna

UYUŞMALAR (DUYUMSUZLUK YA DA KARINCALANMA DUYUMLARI)

Uyuşma karıncalanma

UYUŞMALAR (DUYUMSUZLUK YA DA KARINCALANMA DUYUMLARI) – PANİK ATAK BELİRTİLERİ 10

Evet, biliyorsun artık; panik atakları, panik bozukluk tehlikeli değildir. Korkutucu mudur ? Evet. Hatta en yoğun korkudur, o yüzden yaşanılan problemler bu kadar büyüktür. Ancak tehlikeli değildir, yanlışlıkla çalan araba alarmı, yangın alarmı gibi bir şeydir. Bir süre sonra geçer. Kitabımda “Kim korkar panik ataktan!“ sana önerdiğim kendi kendine tedavi programı ile bu problem ile 8 adımda başa çıkabilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre onuncu belirti “Uyuşmalar (duyumsuzluk ya da karıncalanma durumu)” dur. Akademik adı parestezi’dir.

Diğer bazı belirtilerde de belirttiğim gibi, altında yatan nedenler farklı olabilir. Geçici uyuşma ve karıncalanmalar veya kalıcı olanlar olarak ayrılır. Bir konumda hareketsiz uzun süre kalanlar gayet iyi bilir. Bacak bacak üstüne atıp ayakta yaşanan  karıncalanma ve uyuşma, uzanıp film izledikten sonra kolda yaşanan ağrı ve uyuşma gibi.

Ancak konumuz olan parestezi kaygı ve panik atak işleyişi ile ilgili olandır. Başlayalım öyleyse.

Parestezi her dört panik atak vakasından birinde görülebilecek kadar olağan bir belirtidir. Belirtinin kökeni soluk alıp verme ve kan dolaşımı ve buna bağlı odaklanma ile açıklanır.

Bilindiği gibi panik bozukluğu ve dolayısı ile  panik ataklı hastaların önemli bir bölümü stres ve hiperventilasyona (yani farklı nedenlerle yanlış ve hızlı soluk alıp verme) meyilli insanlardır. Kendine bir bak, bazı anlarda, ne kadar çabuk yoğun stres yaşıyor ve düzensiz soluk alıp veriyorsun değil mi?

Sorun beklenti kaygısı, sağlık kaygısı ve kaygıya odaklanma gibi mekanizmalarla daha da derinleşir içinden çıkılmaz hale gelir. Daha önce bu konuları ve ne yapılması gerektiğini kitabımda ve makalelerimde anlattım.

Bilinmesi gereken, yine, kaç veya saldır mekanizmasının gözden geçirilmesi ve vücudun bu anda nasıl tepkiler verdiğini anlamakla başlar. Soluklanma dışında, kan dolaşımının, primer ve sekunder organlara dağılımı ve ne gibi sonuçlara yol açtığını dikkatlice oku.

Yanlış ve yüzeysel soluklanma öncelikle vücutta hidrojen seviyesini arttırıp karbonat yoğunluğunun yükselmesine neden olur. Düşük seviyedeki oksijen oranı elbette diğer bir çok belirtide de yazdığım üzere, sersemlik boşluğa düşme görme bozuklukları, kalp çarpıntıları, göğüs kafesinde ağrılar ve de paresteziye neden olur. El ve ayaklarda uyuşmalar ve iğnelenme / karıncalanma hissetme doğaldır.

 

Ne yapmalı:

Doğru nefes alıp vermeyi öğrenmek zorundasın. Kitaptaki alıştırmaları her gün uygula

Panik atağın işleyiş mekanizmasını öğren. Bilmek başarmanın yarısıdır

Stres ile başa çıkmak çok önemli, onunla baş etmeyi öğren. Hangi durumlarda stresin artıyor, heyecanına yenik düşüyorsun?

Yoğun korku seni, sonu belli bir karanlık tünele sokar. Odak değiştirme alıştırmalarını uygula. Tüm duygu ve dikkatini panik atak belirtilerine yoğunlaştırmak seni çok yorar.

Kitaptaki gevşeme  alıştırmalarını hemen öğren ve uygulamaya başla

Denemek ve inanmaktan vaz geçme! Başaracaksın

 

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla…

Hasan Durna