Korona salgını günlerinde ruh sağlığınızı korumak için ne yapmalısınız?

Coronabild

Yapabilenlerin gönüllü olarak, sonra da herkesin kısmi karantina tedbirleri ile zorunlu olarak evlere kapandığı şu günlerde küçücük alanlarda tıkış tıkış toplanmak elbette yorucu ve ilişkileri zorlayıcı bir durumdur.

Günlük alışkınlarının birdenbire değişmesi, yapacak pek fazla şey olmaması stres yaratıp yorgunluk ve bıkkınlık hislerine neden olur. Ekonomik kayıplar, hastalık bulaşma korkusu, sosyal çevre ile ilişkinin kesilmesi, yardıma ihtiyacı olan yaşlı akraba ve aile üyelerinin yanında istediği kadar olamamak gibi sebeplerle psikolojimiz daha kırılgan daha olumsuz yorumlamalara meyillidir.

Ancak, bu dönem yararlanmasını bilenler için fırsatlar da yaratan özel bir dönemdir.

Karantina günlerinde ruh sağlığınızı korumak, bu dönemden faydalı ve mantıklı kazanımlarla çıkmak için şunları yapın.

 

Sosyal medyayı sınırlı sürede kullanın

Elbette evden çalışabilenler günün bir bölümünde normal işleri ile meşgul olmakta. Ancak evde kapalı insanların temel sorunu, abartılı boş vakit sahibi olmaktır. Son yıllarda hayatımıza giren ve akılı telefonlar yardımı ile insanların boş vakitlerinin birincil meşgalesi, ekran karşısında geçirilen zaman, gün be gün artmakta. Bir gün özellikle not ederseniz kaç saatinizin ekran karşısında geçtiğini bulabilirsiniz. Özellikle salgın, savaş vs gibi özel dönemlerde sosyal medyada yoğunlaşan, çoğunlukla yanlış bilgilerle dolu veri trafiği, bireyin sürekli olumsuz ve yıkıcı haberler ve paylaşımlarla doldurulmasına neden olur. Sonucu tahmin edin! Birisine kırk gün deli dersen deli olur demiş atalar…

Belirli saatler dışında sosyal medya kullanımınıza sınırlama getirin. Siz bunu yapınca çocuklarınıza da örnek olur ve onların sosyal medya kullanımını sınırlayabilirsiniz. Hangi haberleri izlediğinizi bilerek izleyin. Sadece olumsuza odaklanmayın.

 

Günlük rutinler güven ve dinginlik sağlar

Belirli saatlerde uyumak ve uyanmak, gün içinde yemek öğünleri, jimnastik, oyun, birlikte okuma, masal saati, kişisel etkinliker ortak etkinlikler gibi alışkanlıklar aile bireylerinin birbirleri ile daha yararlı zaman geçirmesine, birbirlerini yapıcı bir şekilde desteklemesine neden olur. Özellikle çocuklu ailelerde yeni günlük rutinler yaratmak çok önemlidir. Çocukların sorumluk aldığı rutinler, eğlenceli / yarışmacı aktiviteler içeren rutinler, birlikte yapılan rutinler, kişisel aktiviteleri içeren rutinler güven yaratır, zamanla huzur ve dinginlik sağlar.

 

İzole olmak arkadaş eş ve dostlarla ilişkiyi kesmek değildir

Günümüz teknolojisi bambaşka imkanlar sunmakta. Yaşı yetenler bilir, dedelerimiz nenelerimiz anlatırdı, at ve eşek üstünde yapınan o uzun yolculukları. Hala hatırlarız günlerce süren mektuplaşma dönemlerini. Şimdi facetime, skype, whatsapp, mail, sms vs insanları birbirlerine öylesine yakınlaştırdı ki… Teknoloji gereğince kullanın lütfen, o bizim için var.

 

Olumsuz bir döneme girdiğinizi fark edin

Olumsuz ve depresiv dönemler elbette tehlikeli ve mutlaka kaçınılması gereken şeyler değildir. Yaşamın doğal akışında olan gelip geçen dönemlerdir. Ancak böyle olağanüstü durumlarda, extra kırılgan yapılı ve yalnız yaşayan insanlarda biraz daha yıkıcı ve tehlikeli olabilir. Duygu durumunuzdaki aşırı değişimlerin farkında olun. Yemeniz içmeniz, uyku durumunuz gibi parametrelerle duygu durumunuzdaki değişimleri daha objektif gözleyebilirsiniz.

Mizah ve aile bireyleriyle, dostlarla konuşmak her zaman yardım eder.

 

Anı yaşayın, fırsatı kaçırmayın

Küçük mutluluklar kısa sürede parlayıp sönerler. Onları yakalamaya çalışın. Rutinleriniz olsun ancak spontane olmanın önemini de sakın unutmayın. Özellikle çocuklu aileler için önemli bir kural bu.

 

Yeme ve içmenize dikkat edin, spor yapın

Evde kalmak, boş zaman bolluğu, kolaylıkla atıl kalmak, abur cubur yemek, fazla alkol almak, hareketsiz kalmak gibi sorunları da beraberinde getirir. Daha önceki bir yazımda Depresyondan kurtulup…  bu konuya ayrıntısı ile değinmiştim. Psikoloji ve yeme içme fiziksel hareketlilik arasında yakın bir bağ vardır.

 

Yaratıcı projeler başlatın

Çocuklar sorumluluk aldıkça büyür gelişirler. Onlarla birlikte yapabileceğiniz şeyler var mı? Değiştirilmesi gereken oda, düzenlenmesi gereken kitaplık, garderob…

Aslında düşünce ve duygularınızı kağıda dökebilen birisi olduğunuzu fark ettiniz mi? Belki de zamanla daha iyi çizimler, resimler yapabildiğinizi? Hayır ben iyi bir anlatıcıyım, youtubu kanalımda hikayeler anlatacağım… Yeni kurduğum şirket ile evden satış, evden programlama yapacağım…

Evet, ne demek istediğimi anladınız, sizin için tek sınır, sizin çizdiğiniz sınırdır. İçinizdeki yaratıcı yanı fark edin ve onu test edin.

 

Daha önce paranoya, OKB, kaygı bozuklukları, fobiler vs gibi poblemleriniz varsa 

Elbette bu sorunlar, şu yaşanan durumlardan tetiklenir ve bir uzmanla görüşme ihtiyacınızı arttırabilir. Teknolojiyi kullanarak psikoloğunuzla, doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin. İlaçlarınızı aksatmayın. Gayrı ciddi insanların anlattığı safsatalara kulak kapatın. Tedavinize devam edin.

 

Sakin kalın, kendinize ve doğru tedbirlere güvenin

Sakinliğini koruyabilmek, özellikle çocuklu ailelerde zorunlu bir adımdır. Daha önceki bir yazımda çocuklarla nasıl konuşabileceğinizden bahsetmiştim Korona ve çocuklar

Sakin kalmak kişilik yapısı kadar, bilgi ve deneyim ile de kazanılabilecek bir özelliktir. Güvenli, bilimsel, yapıcı kaynaklarla beslenen karar doğru adımları atmanıza ve böylece kendiniz ve sevdiklerinizi korumanıza yol açar.

 

Kültür ve sanat ruhun gıdasıdır

Ruh sağlığı sadece akıl ve gerçeklikle değil, duygular, sanat ve kültürle de beslenir. Müzik, film, kitap, resim… Size uygun olan ne ise onunla uğraşın onu izleyin. Size bir duygu hissettiren şey sizi geliştirir.

 

Asla yılmayın

Ne olursa olsun umudunuzu yitirmeyin. Çabalamaktan vazgeçmeyin.

 

Saygılarımla

Hasan Durna

 

 

Canım Okur

writing-1209121_960_720

Yoğun ilginizden dolayı teşekkür ederim. Onbinlerce ziyaretçi ve 60 civarında ülke. Gerçekten teşekkürler…

İkinci kitabım Sosyal Fobi Kim korkar sosyal fobiden! ocak ayında okurlarım ile buluştu. Orada sosyal kaygı bozukluğu ve nasıl bununla başa çıkılacağını yazdım. İkinci kitabıma da ilk kitaba olduğu gibi, gösterdiğiniz yoğun ilgi için teşekkür ederim.

Makalelerim hakkındaki görüşlerinizi yazmayı unutmayın, onlar, benim ve sizlerin gelişimi için çok değerliler. Tüm amacım, kolay anlaşılır bir dille konuları aydınlatmak ve bunların sizlere yarar sağlayan bilgiler olmasına özen göstermek. Makalelerde, merak ettiğiniz veya katılıp katılmadığınız konular hakkında yorumlarda bulunarak konunun tüm yönleri ile aydınlatılmasını, daha da çeşitlenip geliştirilmesini sağlayabilirsiniz.

Son dönemdeki makalelerimden bazıları şunlardı:

 

Denetimini yitirme ya da çıldırma korkusu 12. panik atak belirtisi olarak sizlere sunuldu. Gayet yoğun yaşanan ve korkutucu olan bir belirti hakkındaki yazı, en çok merak edilen konulardan birisi oldu.

https://panikataksite.wordpress.com/2017/12/29/denetimini-yitirme-ya-da-cildirma-korkusu-panik-atak-belirtileri-12/

 

Ölüm korkusu 13. panik atak belirtisi olup panik atak belirtileri serimin son yazısı idi.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/01/11/panik-atak-belirtileri-13/

 

Sosyal fobi hakkındaki yazım.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/01/21/sosyal-fobi/

 

Sosyal fobi testi sizlere kendinizi test etme imkanı verdi.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/02/18/sosyal-kaygi-bozuklugu-testi/

 

Sosyal fobi nedir sorusunun cevabı bulabileceğiniz bir yazı.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/03/12/sosyal-fobi-nedir/

 

Sosyal fobi ve utangaçlık birbiri ile karıştırılan, birbiri içine geçmiş iki kavramdır. Ayrılmalarının zamanı geldi artık.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/05/05/sosyal-fobi-ve-utangaclik/

 

Sosyal fobiye eşlik eden hastalıklar adlı makalem konuyu aydınlatmakta.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/05/05/sosyal-fobi-ve-utangaclik/

 

Mobbing iş yerinde, okulda, sokakta veya mahallede rastlanan bir problemdir.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/06/17/psikolojik-yildirma-mobbing-uygulayan-baskin-karekterli-kisileri-tanima-ve-onlarla-basa-cikabilme-stratejileri/

 

Can dostlarımız, hayvanlar. Psikolojimizi olumlu etkilediklerini biliyorsunuz elbette.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/07/02/hayvanlar-ve-insan-psikolojisi/

 

Korku ve kaygılarımız hakkındaki yazım.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/08/09/korku-ve-kaygilarimiz/

 

Ekonomik krizler ve psikoloji hakkındaki fikirlerim.

https://panikataksite.wordpress.com/2018/08/15/ekonomik-kriz-ve-psikoloji/

 

Hepinize yeniden iyi okumalar dilerim

Hasan Durna, uzman psikoterpist.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Korku ve kaygılarımız

korkular

Korku ve kaygı türleri

Korkular ve kaygılar farklı türlerde olup farklı şiddette algılanırlar. Bu farklılıklar kişiden kişiye değişse de bunları bir kaç grup içinde kümeleyip, ortak payede tanımlamak olanaksız değildir. Kaygı problemleri bir psikoloğun bir iş gününde en sık karşılaştığı problemlerin başında gelir. Tıp literatüründe sorunlu ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen hali anksiyete olarak adlandırılır. Bazı korkular ise problemli ve tekrar eder hale geldiklerinde fobi olarak adlandırılırlar.

 

Korku:

Bu yazının konusu olan problemler arasında en hafif yaşanan problem, normal olan korkudur. Herkes mutlaka bir şeyden korkar. Bazıları çok, bazıları az korksa da yaşanılan korkuların büyük bir kısmı geçici, günlük yaşamı fazla etkilemeyen, tekrarlama olasılığı düşük korkulardır.

Bunlardan bazıları kaygı yaratabilir. Bu kaygı kısa bir dönem veya kişinin bir sonraki aynı kaygıyı yaratan durumda verdiği olumlu deneyime kadar sürer ve sonrasında yok olur.

Normal hallerde ise insan hiç birşey yapmasa da kendiliğinden azalır ve zamanla kaybolur.

 

Fobi:

Korku anlamına gelen fobi, özel veya genel bir duruma veya bir nesneye karşı hissedilir. Zamana yayılmıştır ve günlük yaşamı olumsuz etkiler. Güçlü bir korku ve tiskinti duygusu yaşanılır.

Diğer rahatsızlıklarla birlikte görülebildiği gibi, tamamen bağımsız dışarıdan bakan birisi için küçük ve önemsiz bir duruma veya nesneye karşı da hissedilir. Agorafobi (meydan yeri korkusu) veya araknofobi (örümcek korkusu), tanatofobi (ölümden korkmak) gibi yüzlerce örnek verilebilir.

Çaresi vardır.

 

Yaygın Kaygı Bozukluğu:

Kaygı korkular ve duygusal kırılganlık kişiyi uzan zamandır takip etmektedir ve sıklıkla bunlar hakkında olumsuz düşünceler ve saplantılar olur. En belirgin özelliği kişinin eğlenceli birşey yapıp huzur dolu bir ortamlarda bulunsa dahi bu sıkıntıyı yaşamasıdır.

Elbette çaresi vardır.

 

Panik kaygısı:

Panik atakları aniden ve sebepsiz yere gelirler diye bilinir. Aslında kitaplarımda belirttiğim gibi bunların bir nedeni, nasıl işlediği ve bizleri ne kadar etkilediği gayet açıktır. Kalp çarpıntısı, ölüm korkusu, terleme ve üşümeler, depersonalizasyon ve derealizasyon, bayılmalar, karın ağrıları gibi 13 belirtisi vardır.

Yoğun ve korkutucu bir korku hissedilir. En yaygın psikolojik rahatsızlıklar arasında üst sıralarda yer alır. Zamana yayılmıştır ve diğer bazı psikolojik rahatsızlıklarla birlikte görülür.

Elbette çaresi vardır. Gereksiz yere yaşamınızı etkilemesine izin vermeyin.

 

Sosyal fobi:

Sosyal durumlarla ilintili, günlük yaşamı aşırı derecede rahatsız eden yogun kaygı ve korkular yaşatan bir rahatsızlıktır. En sık görülen rahatsızlıkların ilk sıralarında yer alır. Sakınmalar ve panik atakları ile birlikte görülür.

Kişiyi büyük bir yalnızlığa ve sosyal yalıtılmışlığa iter. Depresyon stress gibi birçok farklı rahatsızlıklar günlük yaşamı olumsuz kılar.

Elbette tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

 

Takıntı-Zorlantı Bozukluğu (Obsesif-Kompulsif Bozukluk) OKB:

Bazı takıntıları (obsesif) ve zorlantıları (kompulsif) ve onlar etrafındaki ayinleri / düşünceleri nedeni ile yaşanan yoğun korku ve kaygılardır. Kişi ve yakınlarının güncel yaşamını çok olumsuz etkiler. Depresyon, panik atakları gibi bir sürü diğer rahatsızlıklarla birlikte görülür.

Yukarıdaki rahatsızlıklara göre görülme sıklığı daha düşük olsa da yaşanılan acı ve günlük yaşama olan olumsuz etkisi daha yüksektir.

Elbette doğru tedavi ve alıştırmalarla tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB):

Çok yoğun korkuların yaşandığı, intihar olasılığının diğer kaygı problemlerine göre daha yüksek seyrettiği, yaşayan insanlar için korkunç olan bir rahatsızlıktır.

Bir kaza sonrasında, uzun süreli şiddet veya mobbing yaşayan insanlarda vs vs görülebilir. Yoğun korku, o anı veya korkuyu günbegün yaşama gibi belirtiler içerir. Uykusuzluk, aşırı sinir, iştahsızlık halleri gözlenir.

Ne kadar korkunç olursa olsun elbette çaresi olan bir rahatsızlıktır.

 

Gereksiz yere harcanan para ve zaman, aşırı veya bilinçsiz ilaç kullanımına bağlı komplikasyonlar, sosyal ve ekonomik zorluklar gibi birçok sorunun doğru tedavi yöntemleri ile zamanında engellenebileceğini unutmayın. Bilimsel ve sınanmış tedavi türleri dışında öneri yapan dolandırıcılarda uzak durursanız ve önerilen tedavi programını harfiyen izlerseniz kısa sürede bu problemlerinizden kurtulacağınızı veya büyük oranda o korku ve kaygılarınızla başa çıkar hale geleceğinizi biliyorum. Aklın yolu birdir.

Saygılarımla, Hasan Durna uzm psikoterapist.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

 

 

 

UYUŞMALAR (DUYUMSUZLUK YA DA KARINCALANMA DUYUMLARI)

Uyuşma karıncalanma

UYUŞMALAR (DUYUMSUZLUK YA DA KARINCALANMA DUYUMLARI) – PANİK ATAK BELİRTİLERİ 10

Evet, biliyorsun artık; panik atakları, panik bozukluk tehlikeli değildir. Korkutucu mudur ? Evet. Hatta en yoğun korkudur, o yüzden yaşanılan problemler bu kadar büyüktür. Ancak tehlikeli değildir, yanlışlıkla çalan araba alarmı, yangın alarmı gibi bir şeydir. Bir süre sonra geçer. Kitabımda “Kim korkar panik ataktan!“ sana önerdiğim kendi kendine tedavi programı ile bu problem ile 8 adımda başa çıkabilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre onuncu belirti “Uyuşmalar (duyumsuzluk ya da karıncalanma durumu)” dur. Akademik adı parestezi’dir.

Diğer bazı belirtilerde de belirttiğim gibi, altında yatan nedenler farklı olabilir. Geçici uyuşma ve karıncalanmalar veya kalıcı olanlar olarak ayrılır. Bir konumda hareketsiz uzun süre kalanlar gayet iyi bilir. Bacak bacak üstüne atıp ayakta yaşanan  karıncalanma ve uyuşma, uzanıp film izledikten sonra kolda yaşanan ağrı ve uyuşma gibi.

Ancak konumuz olan parestezi kaygı ve panik atak işleyişi ile ilgili olandır. Başlayalım öyleyse.

Parestezi her dört panik atak vakasından birinde görülebilecek kadar olağan bir belirtidir. Belirtinin kökeni soluk alıp verme ve kan dolaşımı ve buna bağlı odaklanma ile açıklanır.

Bilindiği gibi panik bozukluğu ve dolayısı ile  panik ataklı hastaların önemli bir bölümü stres ve hiperventilasyona (yani farklı nedenlerle yanlış ve hızlı soluk alıp verme) meyilli insanlardır. Kendine bir bak, bazı anlarda, ne kadar çabuk yoğun stres yaşıyor ve düzensiz soluk alıp veriyorsun değil mi?

Sorun beklenti kaygısı, sağlık kaygısı ve kaygıya odaklanma gibi mekanizmalarla daha da derinleşir içinden çıkılmaz hale gelir. Daha önce bu konuları ve ne yapılması gerektiğini kitabımda ve makalelerimde anlattım.

Bilinmesi gereken, yine, kaç veya saldır mekanizmasının gözden geçirilmesi ve vücudun bu anda nasıl tepkiler verdiğini anlamakla başlar. Soluklanma dışında, kan dolaşımının, primer ve sekunder organlara dağılımı ve ne gibi sonuçlara yol açtığını dikkatlice oku.

Yanlış ve yüzeysel soluklanma öncelikle vücutta hidrojen seviyesini arttırıp karbonat yoğunluğunun yükselmesine neden olur. Düşük seviyedeki oksijen oranı elbette diğer bir çok belirtide de yazdığım üzere, sersemlik boşluğa düşme görme bozuklukları, kalp çarpıntıları, göğüs kafesinde ağrılar ve de paresteziye neden olur. El ve ayaklarda uyuşmalar ve iğnelenme / karıncalanma hissetme doğaldır.

 

Ne yapmalı:

Doğru nefes alıp vermeyi öğrenmek zorundasın. Kitaptaki alıştırmaları her gün uygula

Panik atağın işleyiş mekanizmasını öğren. Bilmek başarmanın yarısıdır

Stres ile başa çıkmak çok önemli, onunla baş etmeyi öğren. Hangi durumlarda stresin artıyor, heyecanına yenik düşüyorsun?

Yoğun korku seni, sonu belli bir karanlık tünele sokar. Odak değiştirme alıştırmalarını uygula. Tüm duygu ve dikkatini panik atak belirtilerine yoğunlaştırmak seni çok yorar.

Kitaptaki gevşeme  alıştırmalarını hemen öğren ve uygulamaya başla

Denemek ve inanmaktan vaz geçme! Başaracaksın

 

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla…

Hasan Durna

BULANTI YA DA KARIN AĞRISI – PANİK ATAK BELİRTİLERİ 7

karın ağrısı

BULANTI YA DA KARIN AĞRISI

Hala duymayanlar için; panik atak belirtileri ile ilgili ilk bilmen gereken şey panik atağı kontrol edebileceğindir. Sadece bunu nasıl yapılacağını öğrenmen ve planlı alıştırmalar ile bunu günlük yaşamının bir parçası haline getirmen gerekir. Bunca yıllık görüşmelerimde tek bir hastam bile panik atak yüzünden ölmedi.

Panik atak belirtileri tehlikeli değildir ve kitabım “Kim korkar panik ataktan! Sekiz adımda panik ataktan, korku ve kaygılarından kurtul“ da sana önerdiğim kendi kendine tedavi proğramı ile bu problem ile başa çıkabilir veya yüksek düzeyde iyileşme oranlarına ulaşabilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre yedinci belirti “bulantı ya da karın ağrısı” dır.

Karında duyulan ağrılar, bulantı hissetme veya sık tuvalete çıkma ihtiyacı hissetmek kaygı bozukluklarından muzdarip insanlarda ve elbette panik ataklılarda sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır.

 

Niçin?

İnsan yoğun stres yaşayıp yüksek kaygıya kapıldığında beyin vücuda kanın ilk olarak vital organlara (hayati öneme sahip organlar) gönderilmesini emreder. Kitaptaki “Kaç veya saldır” mekanizmasının nasıl işlediğini oku. Bu emrin ne anlama geldiğini daha iyi kavrayacaksın. Sindirim organları ve sindirim mekanizması, vücut için yaşamsal öneme sahip birincil bir işleyiş değildir.

Bu durum yemek sindirimini de olumsuz olarak etkiler ve midede gaz olusturup şişkinlik yaratır. Şişkin mide, karın duvarlarını genişleterek sertleştirip zorlar ve ağrı yaratır.

Yüksek ve uzun süreli kaygının karında reflux düzeyinin artırması ile ağza kadar gelen sıvının ağızda ekşime ve yanma hissi yaratmasına, geğirme ve öğürmeye neden olmasına kadar gider. Elbette bu da karın ağrıları, kendini kötü hissetme, bulantı ve kusmalara neden olur.

Yine yoğun stresin karın kaslarının gerilmesine ve zamanla onların istemsiz kasılmaları ve daha kırılgan olmalarına neden olduğunu biliyoruz.

Hızlı ve yüzeysel nefes alıp vermenin (hiperventilasyon) yarattığı zararlar da başka bir etmendir.

 

Ne yapmalı?

Panik atağın ne olduğunu nasıl işlediğini öğren

Olumsuz düşüncelerin ne olduğunu öğren, kitaptaki yerine koyma alıştırmalarını uygula

Nefes alıp vermeyi öğren. Bu çok etkili bir yöntemdir.

Stres ile baş etmeyi öğren

Doğru alıştırmaları yazıldığı sıra ile yap

Alkol alarak sorunu çözdüğünü sanma. Sorunu daha da büyütürsün

Kitapta belirtilen yeme içme önerilerine bak. Fazla acılı ve asitli yiyecek ve içeceklerden uzak dur

Bazı fiziksel alıştırmaları uygulamak iyi gelir

Bazı ilaçları kullanmak iyi gelir ancak onların dozajını, kullanım zorunluluğunu, doktorun ile tartış.

 

Bunları uyguladığın zaman karın ağrıların ve bulantılarında iyileşme sağlayacağını söyleyebilirim.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla…

Hasan Durna, uzman psikoterapist

 

 

GÖĞÜS AĞRISI – PANİK ATAK BELİRTİLERİ 6

kalp krizi

GÖĞÜS AĞRISI YA DA GÖĞÜSTE SIKIŞMA

Ben yine söyleyeyim de duymayan kalmasın; panik atak belirtileri ile ilgili ilk bilmen gereken şey panik atağı kontrol edebileceğindir. Sadece bunu nasıl yapılacağını öğrenmen ve planlı alıştırmalar ile bunu günlük yaşamının bir parçası haline getirmen gerekir. Bunca yıllık görüşmelerimde tek bir hastam bile panik atak yüzünden ölmedi.

Panik atak belirtileri tehlikeli değildir ve kitabım “Kim korkar panik ataktan!“da sana önerdiğim kendi kendine tedavi proğramı ile bu problem ile 8 adımda başa çıkabilir veya yüksek düzeyde iyileşme oranlarına ulaşabilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre altıncı belirti “göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma” durumudur.

Daha önceki belirtiler arasındaki ilk belirti ile yakın benzerlik gösterir. İkisi de kalp ve göğüs bölgesi ile ilintilidir. İkisi de kişiyi korkutarak acil servise başvurmasına neden olur. Kim kalp krizi geçirdiğini düşünüp doktor ziyareti yapmaz ki?

Kalp ve göğüs ağrıları somatik sorunlara, beden duruş alışkanlıkları, kıyafet seçimi, ne ve nasıl yendiği gibi bir çok farklı nedene dayanabilir. Bunlar yazımızın konusu dışındaki nedenlerdir.

 

Niçin?

Kitapta ayrıntıları ile stres ve kaygının ve sonrasında salgılanan vücuttaki kortisol hormon seviyesinin yüksekliğinin göğüs kafesinde nasıl batma hissi uyandıran acılar oluşturduğundan bahsetmiştim. Yüksek ve uzun süreli stres yoğun ve uzun süreli kaygı ile birlikte vücudu en fazla yoran şeylerden biridir. Kandaki kortisol seviyesinin normal düzeye inmesi görece uzun zaman alır ve bu yüzden panik kaygısı yaşayan insanların göğüs kafesinde hissettikleri acı tanımlanabilir bir acıdır.

Başka bir neden ise kaygılı insanların, bir çok farklı nedenler dolayısı ile, kaslarını aşırı germeleri ve bunun sonucu olarak da göğüs kafesi, boyun, omuz, çene ve sırtlarında yaşadıkları ağrılardır. Bu gergin kasların konu ile alakalı bir diğer yönü ise göğüsteki bazı kasların aşırı gerilmesi ile oluşan göğüs sıkışması nefes darlığı hissidir.

Yine daha önce belirttiğim hızlı ve yüzeysel nefes alıp vermenin (hiperventilasyon) yarattığı zararlar da üçüncü bir etmendir.

Beyninin oynadığı oyundan haberdar olmamak başka bir etmendir. Yani? Yanisi şu, olumsuz düşüncelerin, olumsuz beklentilerin, bilişsel yanılgıların seni nasıl etkilediğini bilmen bu işin ilk adımıdır.

 

Ne yapmalı?

Alkol alarak sorunu çözdüğünü sanma. Sorunu daha da büyütürsün

Panik atağın ne olduğunu nasıl işlediğini öğren

Eğer bu durumu daha önce de yaşadı isen acil servise gitmenin bir yararı olmadığını biliyorsun artık

Seni kandıran, oyalayan, esir eden düşüncelerin ne olduğunu öğren

Nefes alıp vermeyi öğren. Bu çok etkili bir yöntemdir.

Doğru alıştırmaları yazıldığı sıra ile Yap

Stres ile baş etmeyi öğren

Kalp krizine dair duyduğun korku ile baş etmeyi öğren

Sakin bir yerde oturup dogru nefes alıp vermeye çalış

 

Bunları uyguladığın zaman bu belirtilerde iyileşme sağlayacağını söyleyebilirim.

Daha ayrıntılı bilgiyi kitabımdan ve yazılarımdan elde edebilirsin.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Saygılarımla…

Hasan Durna

 

PANİK ATAK BELİRTİLERİ 5

 

nefes alma

SOLUĞUN TIKANDIĞI DUYUMU

Bir önceki belirti ile hemen hemen aynı oldugu için hiç abartmadan bir önceki yazımı kopyalıyorum.

‘Aman ha, duymadı isen söyleyeyim de unutma; panik atak belirtileri ile ilgili ilk bilmen gereken şey panik atağı kontrol edebileceğindir. Sadece bunu nasıl yapılacağını öğrenmen ve planlı alıştırmalar ile bunu günlük yaşamının bir parçası haline getirmen gerekir. Bunca yıllık hasta görüşmelerimde tek bir hastam bile panik atak yüzünden ölmedi.

Panik atak belirtileri tehlikeli değildir ve kitabım “Kim korkar panik ataktan!“da sana önerdiğim kendi kendine tedavi proğramı ile bu problem ile 8 adımda başa çıkabilir veya yüksek düzeyde iyileşme oranlarına ulaşabilirsin.

Panik atak belirtileri 13 adettir. DSM 5 tanımlamasına göre dördüncü belirti “Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma duyumudur.

Panik atak sırasında yaşanan ‘yeterli hava alamama’ durumu aslında göğüs kafesi çevresindeki kasların kasılıp göğsü sıkıştırmaları ile ilintilidir. Korkutucu, strese neden olan ancak yukarıda da belirttiğim gibi ‘tehlkeli olmayan’ bir durumdur. İnsan göğüs kaslarını gererek kendi kendini nasıl boğsun?

Daha önce kitapta ve diğer makalelerimde ( örn doğru nefes alıp vermeyi biliyor musunuz veya nefes alma alıştırması gibi) konuyu ayrıntıları ile yazdım. Bunun biyolojik ve hormonal nedenlerini ayrıntısı ile tartıştım.  Gereğinden hızlı, yüzeysel ve vücuttaki koldiyoksit düzeyini etkileyen soluklanma alışkanlıkları seni daha da kötü eder.

Panik atağı daha da korkutucu kılan şey, belirtilerin farkına varılıp onlara odaklanmaktır. Bu odaklanma beraberinde olumsuz düşünceleri, olumsuz yargıları ve sonrasında daha da büyümüş korku ve kşyüye dair beklentidir.

İşte orada film kopar…

Ne yapalım o zaman?

Doğru nefes alıp vermeyi öğren ve alıştırmalarını yap

Panik atağın nasıl işlediğini öğren. Bu sana daha gerçekçi yorumlarda bulunma şansını verir

Seni kızdıran, heyecanlandıran şeylerin listesini yap

Stres ile başa çıkmak için onunla yaşamayı ve baş etmeyi öğren

Hangi durumlarda stresin artıyor, heyecanına yenik düşüyorsun? Bir liste yap

Kitaptaki gevşeme  alıştırmalarını öğren ve uygulamaya başla’

http://www.kitapyurdu.com/kitap/kim-korkar-panik-ataktan/407637.html

Saygılarımla…

Hasan Durna