Sosyal fobi ile başa çıkmak

samtal

İnternetteki birçok sayfada forumda ‘azimle, sadece dua ederek, sıkıntının üstüne giderek, birlikte toplanarak vs vs’ gibi önerilerle sosyal fobinin yenilebileceğinden söz ediliyor. Öncelikle belirteyim, bu sorundan kurtulmak için hırslanmak, ne olursa olsun bir şeyler yapmaya çalışmak iyidir. Atıl bir halde sorunun kendiliğinden geçmesini beklemek sorunu gidermez.

Fakat unutulmaması gereken, yukarıdaki hırs yaratan, motive edici önerilerin gerçeklik payları olup olmadığı ve bazı durumlarda ise yarardan çok zarar yaratıp yaratamayacaklarıdır.

Örneğin toplu buluşmalar. Ne güzel, sizinle aynı derteten muzdarip insanlarla, hele ki facebookta falan mesajlaştığınız insanlarla, onları kanlı canlı karşınızda görüp sohbet etmenin sorunu çözmesi gerekiyor değil mi? Veya dua ve ayet okuyarak bu sorundan kurtulanların diğer insanlara, sen de okusana demesi.

Bazı durumlar olduğundan fazla stres ve kaygı yaratır. Diğer sosyal fobilileri bir ortamda görmek sorunun kaynağındaki problemleri çözmez. Dua okuyup iyileşemeyenleri dinsizlikle, yeterince dini inançlı olmamakla itham etmek kime ne yarar getirir? Problemleri daha da kötüleştirmez mi?

Sorunun kaynağında şu sanı vardır. “Sosyal fobi ile yaşayan insanlar, davranışlarının, utangaçlık ve çekingenliklerinin, yoğun düzeydeki kaygı nedeni ile görülen fiziksel belirtilerin, diğer insanlarca kolaylıkla fark edildiği ve bu yüzden sosyal ortamlardan dışlandıkları kuruntusu ile meşgul olurlar günlük yaşamlarında.” Sosyal Fobi Kim korkar sosyal fobiden! sayfa 6.

“Sosyal fobinin ortaya çıkması biyolojik, nevrotik, psikolojik, çevresel, kültürel, ailevi, sonradan öğrenmeye dayalı, travma, yetişme tarzı, yetiştirilme stili ve bağımlılığa yol açan madde kullanımı gibi bir çok farklı nedene bağlı olabilir. Kısaca tüm bu etmenler biyolojik nedenler, çevresel nedenler ve psikolojik nedenler olarak üçe ayrılabilir.” sayfa 22.

Kaygılı bir insanın birçok farklı nedenlerle, daha da kaygılanması, daha da streslenmesi sorunu hiç azaltmaz.

Bu yüzden yapılacak işlerin belirli bir mantık silsilesi içinde, belirli sınanmış kurallara bağlı olarak öğrenilmesi ve sınanması daha kalıcı iyileştirmeler sağlar.

Kitaptaki 8 adım bu yüzden belirli mantıksal bir yol izler. Bu yol kişinin öğrenmesi, planlaması, denemesi ve hissetmesi ile belirgenleşir. Bu yüzden başlıkta sorulan sorunun cevabı, uygun program ve alıştırmalarla ve bunları destekleyen günlük yaşamdaki değişikliklerle kolayca verilebilir.

Hepinize iyi okumalar dilerim…

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

Hasan Durna

Reklamlar

PANİK ATAK VE ÖNEMLİ GÜNLER

bazaar-782316_960_720

PANİK ATAK VE ÖNEMLİ GÜNLER

Hıristiyan kardeşlerimiz için Noel Yortusu ve tüm insanlık için yeni yılın başlangıcı olan yılbaşı yaklaşıyor. Kültürümüzde önemli olan dini bayramlar gibi bu günler de, ailelerin toplanıp, birlikte zaman geçirdiği günlerdir. Her tarafta bunların önemini anlatan reklamlar, televizyonda programlar ve sokakta alışveriş telaşesindeki insanlar bu günlerde yaşanan stresi artırır. Bazı insanları, sebepsiz yere “mutlu olmalıyım, herkes gülüp eğlenirken ben korku içinde yaşayamam” gibi zorlama düşüncelerle veya duygularla cebelleştirir.

Yalnız olan insanlar dışarıdaki gülüp eğlenen ve mutlu ailelere (daha doğrusu öyle sanılan ailelere) bakıp kendisinde olmayana dair yoğun bir özlem duyar.

Tüm bunlar kış depresyonu gibi bir olgu ile daha da yoğun üzüntü ve kaygıya yol açar. Bu dönemlerde kendine zarar verme davranışlarında, intihar eğilimleri veya denemelerinde, alkol kullanımı veya diğer kaçınma davranışı olarak yorumlanacak davranışlara yönelik eğilimlerde artış gözlenmektedir.

Elbette bu saydıklarımız her insanda değil, daha kırılgan yapıya sahip insanlarda, yakınlarda kişisel bir kriz yaşamış veya yaşamakta olan insanlarda daha sık görülebilir. Düşünsenize, bir yakınınızın acısını çekmektesiniz, dışarıda olup bitene karsı çok duyarlı bir insan olup aşırı üzülüyorsunuz vs… Elbette gülüp eğlenemezsiniz.

Daha da kötüsü eğer panik bozukluğu ve panik atak yaşayan bir insansanız, bu telaşeden bu baskıdan ve diğer insanların size dair beklentilerinden korkar sakınır hale gelebilirsiniz. Neşeli olması planlanan bir yemek, bir ev ziyareti, aile eğlencesi, lokanta gezmesi, korku ve ataklarla dolu bir kabusa dönüşebilir.

Ne yapmalı?

* Kendiniz olmayı unutmayın. Korku ve kaygılarınızı bastırmaya çalışmak, onları bilinçsizce kontrol etmeye çalışmak sizi güçsüz kılar.

* Günlük egzersizlerinize devam edin.

* Mutluluk bir duygudur. Kendiliğinden gelir. Kendinizi mutlu olmaya zorlamaktansa, mutlu olduğunuz ortamlarda bulunmaya, yapmaktan mutlu olduğunuzu bildiğiniz şeyleri yapmaya zorlayın.

* Mutlu oldunuzu hissettiğiniz anda o anı yaşayın. Hiç bir şey olmamışcasına geçip gitmesine müsade etmeyin.

* Azıcık deli, azıcık korkak, azıcık çılgın olmaktan gurur duyun.

* Yoğun ve yüksek stres zararlıdır. Kararınca sakin ve dinginlik, bazan çoğu problemi çözer.

* Aşırı miktarda alkol, çay, kahve, aşırı yağlı ve şekerli yemeklerden uzak durun.

* İlaçlarınız varsa onları ihmal etmeyin. Özellikle alkol ile birlikte almaktan itina ile kaçının.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.kitapavrupa.com/yazar/hasan-durna/192235.html

http://www.pegem.net/YayinKatalogu/203860-Kim-Korkar-Panik-Ataktan-kitabi.aspx

Ve diğer kitapçılarda.

Saygılarımla…

Uzm. Psikoterapist Hasan Durna